Şiir de Bir İlimdir

Genç Okur - Şiir Dersleri

Şiir Dersleri / Ali Sözer

 

Fuzûlî, ilimsiz şiirin temelsiz duvara benzeyeceğini ve zamanla yıkılıp gideceğini söylemiştir. Bu, zamanla yıkılıp gitme meselesi, şiir ilminin kıymetini ortaya çıkarır. Yoksa merhum Fuzûlî’nin ne demek istediğini tam anlayamayabiliriz. Nasıl ki bir bina inşa etmek için hendese/statik bilgisine ihtiyaç varsa, şiir ilminde de şiirin yapı taşları olan kelime ve cümleleri bir araya getirmede lazım olan şiir ilmini bilmek gereklidir. Yoksa şiirin güzelliği, estetiği geçici olur. Uzun yıllar, hatta asırlar boyu o şiir sevilmez, anlaşılmaz. Şüphesiz mesele de tam buradadır. Asırlardır okunmak ve her insan tarafından sevilmekte olan şiirlerin harcı, bu şiir ilmi ile karılmıştır.

Şiir ilmi derken, iç içe geçmiş birçok ilimden bahsediyoruz. Öncelikle eskilerin sarf ve nahiv dediği, bizim ise dilbilgisi olarak bildiğimiz ilmi çok iyi bilmek gerekiyor. Yani dili, kendi dilimizi iyi bilmek ve buna göre dilin imkânlarından faydalanmak gerekiyor. Tarih boyunca bütün dünya dillerinde şairler, kendi dillerini en iyi bilen ve en güzel ve yerinde kullanan insanlar olarak tanınmıştır. Hatta müşrik şairler bile, İslâm âlimleri tarafından Arapça hususunda, dil hususunda delil kabul edilmiştir.

Şairler, dilin imkânlarını şiir ilmi ile kararak kullandıkları için, dil daha güzel bir hale bürünmüş ve yeni nesiller de dillerine severek sahip çıkmışlardır. Türkçe için Yunus Emre, Ali Şir Nevaî, Fuzûlî, Bâkî, Necip Fazıl, Yahya Kemal gibi isimler böyle şairlerdir. Onların şiirleri; şiir dili, şiir kaideleri bakımından asırları devirmiş Mimar Sinan’ın yapılarına benzer. Dil değişir, zaman değişir hatta zevkler bile değişir. Ama bu şiirler yine de; değişen dile, zevke ve zamana direnir. Çünkü zaman ötesi bir dille ve bütün insanlara hitap eden bir muhteva ile yazılmıştır.

Yazının devamı Genç Okur’un Kasım 2018 sayısında…