Kurbağaları Nasıl Aşarız?

Genç Okur - Genç Yazar

Genç Yazar / Mümine Kızılırmak

 

Hiçbir şeyin farkında olmadan doğduğumuz dünyaya bir şeylerin farkına varmış olarak veda etmeyi ümit ederek yaşıyoruz. Ancak fark edebilmek için, iki resim arasındaki yedi farkı buldurabilecek bir birikime, emeğe ve dikkate ihtiyacımız olduğunu nadiren hesaba katıyoruz. Hesapsızca geçen her saniye, içerisinde bir değişimi de saklıyor ama bunların yalnızca basit bir form değişimi, yıpranma, yaşlanma, deforme olma anlamına gelmediğini kim söyleyebilir ki?

 

Değişim ve gelişimden gaye

Her canlı gibi kurbağalar da değişiyor. Köylerdeki ufak çamurlu su birikintilerinde gözlem yapmış olanlar bilirler, önceleri bir  balık görünümündedir kurbağalar. Sonra iribaş haline gelirler, ardından ön ve arka ayakları görünmeye başlar, kuyruk kopar. Bir süre sonra minicik kurbağalar haline gelirler. Nihai canlı hali, bildiğimiz kurbağadır işte! Yani kurbağaların larva haliyle kurbağa hali arasında ciddi bir farklılık vardır. Bu yüzden onların değişimine başkalaşım diyoruz. İdeal olana gitmek için sürekli hal değiştirmek, halden hale girmek…

İdeal bir kurbağa tarifi yaparken başkalaşımın son evresine işaret etmek yeterlidir. Peki ideal insan tarifinde neye işaret etmek gerekiyor, hiç düşündünüz mü? Düşünün öyleyse. Zaman akıp giderken sadece yıpranmış bir bedene bakmak istemiyorsanız elbette…

Yazının devamı Genç Okur’un Kasım 2018 sayısında…