Balkanlar’ın Gözbebeği: Makedonya  

Genç Okur - İslâm Coğrafyası

İslâm Coğrafyası / Tacettin Aslan

 

Makedonya, bize bazılarımızın memleketinden çok daha yakın bir ülke. Tarihsel olarak baktığımızdaysa en yakın şehrimiz kadar yakın… Yunanistan, Bulgaristan, Kosova ve Arnavutluk’a sınırları olan bu ülkede Makedonca resmi dil olarak kabul ediliyor ve Kiril alfabesi kullanılıyor. Türkçe, Boşnakça ve Sırpça da ülke insanlarının konuştukları diller arasında yer alıyor.

 

Tarihi

Resmi adıyla Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti’nin antik çağlara uzanan köklü bir tarihi var. Öyle ki kadim Yunan devletlerine, Perslere, Büyük İskender’e ve Roma İmparatorluğu’na ev sahipliği yapmıştır bu topraklar. Haliyle böylesi köklü tarihin izlerine yalnız sokaklarda değil sosyal hayatta da rastlamak mümkün oluyor. Mesela özellikle Büyük İskender’e karşı büyük bir hassasiyet mevcut Makedonya’da. Başkent Üsküp’te bulunan havalimanından Üsküp şehir meydanına kadar hemen her yerde Büyük İskender’in ismi ve görüntüsü yer alıyor. Hatta Büyük İskender yüzünden Yunanistan’la neredeyse diplomatik seviyede krizler yaşıyorlar. Ancak Üsküp’ü Üsküp yapan asıl medeniyet hiç şüphesiz Osmanlı Devleti olmuştur.

Osmanlılar, Eylül 1371’de Sultan 1. Murad’ın komutasındaki orduyla Cirmen Zaferini kazanarak bugünkü Makedonya topraklarının kapılarını açmıştır. Bu tarihten itibaren bu topraklar 1877-78 Osmanlı Rus Savaşı’na kadar (93 Harbi) fasılasız Osmanlı hâkimiyetinde kalmıştır. 93 Harbi’nden sonra Rusların işgaline uğrayan Makedonya toprakları Berlin Antlaşması’yla tekrar Osmanlı’nın hâkimiyetine geçmiş ise de bu hakimiyet ancak 1912 yılına, Balkan Savaşları’na dek sürebilmiştir. Balkan savaşlarında çok sayıda Türk, Anadolu’ya göç etmiştir ancak bugün Makedonya toprakları içerisinde azımsanamayacak derecede Türk nüfusu vardır.

Yazının devamı Genç Okur’un Kasım 2018 sayısında…