“Okullardaki Teknoloji, Öğretmenleri Pasifleştirdi!”

Genç Okur - Hayatın İşleri

Salih Aras / Hayatın İşleri

 

Bir zamanlar öğrencisi olmak için uğraştığı ama kazanamadığı liseye yıllar sonra öğretmen olarak dönüyor Furkan Özkale. Türkiye’nin sayılı liselerinden olan Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesinde İngilizce öğretmenliği yapan Furkan Hoca ile eğitim sistemindeki değişiklikleri, yıllardır İngilizceyle süregelen savaşımızı ve daha birçok önemli konuyu konuştuk…

 

– Hocam TEOG kaldırıldı. YGS-LYS de kaldırılıyor. Yeni gelecek sistemle ilgili de kafa karışıklıkları var. Eğitim sistemimiz nereye gidiyor? Bu sistem bize neler getirecek?

 

Ben TEOG taraftarıyım. Çünkü çocukları derse motive ediyor. Hatta TEOG’un 6,7 ve 8. sınıfa yayılması gerektiğini düşünüyorum çünkü öğrenci 6 ve 7. sınıfta ders çalışmıyor ancak 8. sınıfta mecburen derse eğiliyordu. He çocuklar yarış atına dönüyor deniliyor ama iyi öğrenciyi başka türlü seçemezsin. TEOG kalkarsa ne olacak? Sınav sistemi kalkamaz. Bu mümkün değil. Sadece ismi değişecek. Bence sınavsız bir arayışa girmenin bir manası yok. Yalnız, sınavların da anlamlı olması gerekir. Bu yüzden öğrencileri yetenekli oldukları alana yönlendiren sistemleri uygulayan ülkeler örnek alınabilir.

 

– “Eskiden hocamız bizi döverdi. Eve gider bir de babamızdan dayak yerdik” cümlesini çok kuruyor ya da duyuyor musunuz? Veli-öğretmen-öğrenci arasındaki ilişki ne yönde değişti ve sizce bu ilişki nasıl yürütülmeli?

 

Veliler kendilerinden pay biçip “Hocam eti de senin kemiği de senin” diyor. Her ne kadar o izni veliden alsak da biz öğrenciye bu şekilde davranamıyoruz. Çünkü klasik eğitimden yapılandırmacı eğitime geçildi artık. Bu maalesef öğretmeni merkezden alıp kenara koydu ve rehber pozisyonuna soktu. Eskiden kaynak hocaydı ama şimdi öğrencinin ortaya bir şeyler koyması isteniyor. Öğrencilere gelirsek, şimdiki çocuklar zorluk görmeden yetişiyor. Bu noktada ben onlar için üzülüyorum. Çünkü liseden mezun olduklarında bambaşka bir hayat onları bekliyor olacak ve onlar henüz bu hayata hazır değiller.

Söyleşinin devamı Genç Okur’un Kasım 2017 sayısında…