Süper Kahraman Diye Bir Şey Yoktur!

Genç Okur - Süper Kahraman Diye Bir Şey Yoktur!

Davut Bayraklı / Dosya

 

Modern zamanların insan üzerindeki en büyük aldatmacası “başarılı olmak” kelimelerinde gizlidir. İnsanların üstün yetenekler sahibi olduğu izleniminden yola çıkarak her durumda, her şartta başarılı olunabileceğine dair anlatımlar aslında bizim için tam bir aldatmacadır. Meşhur mucit Edison “Başarılı olmanın %99’u alın teri, geri kalan %1’i ise yetenektir” derken bizi kandıranların ipliğini pazara çıkarıyor aslında. Çünkü ‘başarılı olmak’ için gereken şey, üstün yetenekler veya hiç kimsenin sahip olamadığı ve bizi diğer insanlardan ayıran özelliklerimiz değildir. Tam aksine bizi başarıya götürecek olan birinci koşul çok çalışmak ve disiplinli olmaktır.

 

Yetenek aldatmacası

Emekten ziyade tüketime dönük olan modern anlayış işin disiplin kısmını atlıyor ve başarıda belki de daha az payı olan yetenek kavramı üzerinde yoğunlaşıyor. Kameranın objektifini özellikle bu söz üzerine çeviriyor ve onu görmemizi istiyor. Daha sonra da kendimizi özel hissetmemiz ve ona göre davranmamızı tavsiye ediyor. “Üstün yeteneklerini keşfet ve onları kullanarak başarılı ol!” sloganı da insanın kulağına ilk fısıldandığında insanın nefsini okşuyor. Ancak üstün yetenek dedikleri şeyin çalışma, azim ve disiplinle birleşmediği zaman hiçbir işe yaramayacağı tüyosunu kimse vermiyor.

 

Bakış açımızı değiştirecek sorular

Bizler ‘başarılı olmak’ için neler yapıyoruz ya da nereden hareket ediyoruz? Soruyu şu şekilde de sorabiliriz “Üstün meziyetlere ve yeteneklere sahip olmamız başarı için olmazsa olmaz bir şart mıdır?” Bizim dışımızdaki insanların hayatlarına baktığımız zaman başarılı olmuş her insanın üstün meziyetleri ya da yetenekleri mi vardı? Bunun da ötesinde, bir iş yaparken bizi harekete geçiren kuvvet ‘başarılı olma’ duygusu mu olmalı?

Meseleye bu açıdan yaklaşıldığında, yukarıdaki satırda yazdığımız soruları çoğaltmamız mümkün elbette. Ancak bu kadar sorunun cevabı bile bizi sonuca götüreceği için şimdilik bunlara cevap aramakla yetinmemiz lazım. Zira cevapları bulmaya başladığımız zaman göreceğiz ki bir iş yaparken en önemli motivasyon kaynağı “başarılı olmak” değil, her işi “kendi ruhuna uygun” yapmaktır. Yoksa sonuç kısmına vardığınız zaman başarılı olabilirsiniz ancak yaptığınız işin ne size ne de çevrenizdeki insanlara hiçbir faydası olmayabilir. O nedenle önce meseleye bakış açımızı düzeltmeli ve işe doğru yerden ve doğru açıdan başlamalıyız.

Yazının devamı Genç Okur’un Ekim 2017 sayısında…