Şiir Ne Değildir?

Genç Okur - Şiir Dersleri

Ali Sözer / Şiir Dersleri

 

Geçtiğimiz ay “Şiir nedir?” diye sormuş ve şiiri tarif etmeye çalışmıştık. Eskiden ecdadımızın bir şeyi tarif ederken kullandığı bir tabir vardır: Efradını câmî, ağyârını mânî. Yani “Kendinden olanları, benzerlerini içine alan ve zıt olanları da dışarıda tutan.” Bir tarif böyle olmalıdır. Şiiri tarif ediyorsak şiir olanları içermeli, olmayanları da dışında tutmalıdır. İşte bu yüzden “Şiir ne değildir?” diye sorma ihtiyacını da hissettik.

Öncelikle şiir bir zevktir. Gelişmiş, oturmuş, olgunlaşmış bir zevk. Eskiler okuma zevki için “zevk-i selim” yani “olgunlaşmış damak tadı” derlerdi. Çünkü zevk, tatmak demektir. Yediğimiz içtiğimiz şeylerde bir damak tadının olduğu gibi, okumanın da bir damak tadı vardır. Nasıl ki abur cubur yiyerek damak tadımız bozulur, aynı şekilde edebiyat ve özellikle şiir hususunda da seçici olmak lazımdır.

Eskiden olsa “Şiir ne değildir?” sorumuz gülünç gelebilirdi insanlara. Çünkü herkeste oturmuş bir damak tadı, yani şiir zevki vardı. Günümüzde olduğu gibi şiirimsi ve şiirimtrak metinler ortalıkta kolay kolay dolaşamazdı. Kimseye reçeli, bal diye yutturamazlardı.

Günümüzde matematik problemlerini bile o güzel sesleriyle şiir gibi okuyabilecek şöhretli abilerimiz var. Onlar güzel ve şiir gibi okudu diye o matematik problemleri şiire dönüşmüyor tabi ki. Öyleyse yeniden soralım: Şiir ne değildir?

–          Her kafiyeli söz şiir değildir.

–          Gönle gelen duyguları alt alta sıralayarak yazılmış metinler şiir değildir.

–          Tasvir cümlelerini bölerek oluşturulan mısralar da şiir değildir.

Yazının devamı Genç Okur’un Ekim 2017 sayısında…