Nasıl Sevdiler, Nasıl Sevmeliyiz?

Genç Okur - Nasıl Sevdiler, Nasıl Sevmeliyiz?

Selim Uğur / Dosya

 

İnsanlık tarihindeki en önemli olayların başında şüphesiz Peygamber Efendimizin -sallallahu aleyhi vesellem- doğum hadisesi gelir. Onun doğumu sadece bir grubu ya da belirli bir toplumu değil, bütün insanlığı ilgilendirir. Çünkü o, gördüğümüz ve görmediğimiz âlemlerin kendisi hürmetine yaratıldığı en üstün kişidir. O, bütün zamanlarda insanlığı aydınlatacak yegâne kandildir. Ve o, ümmetine çok ama çok düşkündür.

 

Daha dünyaya gelmeden bile seviliyordu

O dünyaya gelmeden evvel, vasıflarını öğrenen peygamberler ona hayran kalmıştır. Peygamberlerinden onun methini duyan ümmetler “Keşke onun zamanında yaşasaydım ve onu görebilseydim” demişlerdir. Kendisine vahiy gelmeden önce de üstün vasıfları -onu tanıyan- herkes tarafından takdir edilmiştir. Dosdoğru ve güvenilir olmasından dolayı  kendisine “el-Emin” denilmiştir. Bu sıfat “asla yalan söylemeyen, kimseyi kandırmayan, güvenilir kişi” anlamlarını ifade eden önemli bir sıfattır.

 

Hz. Zeyd’in sıra dışı tavrı

Peygamberimizin ahlâkı o kadar güzeldi ki çevresindekiler onu canından çok seviyor ve yanından ayrılmak istemiyorlardı. Efendimizin azatlı kölesi Zeyd bin Harise’nin -radıyallahu anh- başından geçen bir olay bu duruma en güzel örneklerden biridir. Hazreti Zeyd, henüz çocuk iken bir savaş esnasında esir düşer. O dönemde yaygın olduğu üzere pazarda köle olarak satılır. Onu alan kişi, Peygamber Efendimizin hanımı Hz. Hatice -radıyallahu anhâ-  annemize hediye eder. Derken Hz. Zeyd Allah resulünün hizmetine başlar. Efendimiz ise onu özgürlüğüne kavuşturur ve himayesine alır. Gün gelir Hz. Zeyd’in babası ve akrabaları, kayıp oğullarının nerede bulunduğunu öğrenirler. Allah resulüne gelerek Hz. Zeyd’i isterler. Hz. Zeyd şaşırtıcı bir şekilde Allah resulünü kendi babasına ve akrabalarına tercih eder. Oysa bu daha önce yaşanmış, görülmüş ve duyulmuş bir şey değildir. Babası ve akrabaları gördüklerine ve duyduklarına inanamazlar ve kendileriyle gelmesi için Hz. Zeyd’e ısrar ederler. Ancak o, tereddüt etmeden Peygamberimizle birlikte kalacağını belirtir.

Yazının devamı Genç Okur’un Kasım 2017 sayısında…