Çemen’in Gül Olduğu Diyar: Yemen

Genç Okur - İslâm Coğrafyası

Taceddin Aslan / İslâm Coğrafyası 

 

Gün geçmiyor ki Ortadoğu’dan, 100 yıl önce selametin hüküm sürdüğü coğrafyalardan acı bir haber almayalım. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ilkesinin merkezde yer aldığı bir dönemden birilerinin hırsı uğruna masum insanların hayatlarının hiçe sayıldığı bu günlere geldik.

Filistin, Irak, Suriye ve Myanmar’la birlikte Yemen de büyük insanlık ayıplarına sahne oluyor. Salgın hastalıklar, iç savaş, kıtlık, susuzluk… Yemenli müslümanlar, kendilerine yardım edecek müslüman kardeşlerinin çokluğunun farkında, fakat çokluktan birliğe geçeceğimiz günü bekliyor.

 

Nerede?

Resmi adı Yemen Cumhuriyeti olan ülke, Arap Yarımadası’nda, Umman ile Suudi Arabistan arasında bulunuyor. Arap Denizi, Aden Körfezi, Bab’ül Mendep Boğazı ve Kızıldeniz’e bakan sahillere sahip olan ülkede yaygın olarak Arapça konuşulurken bugün çeşitli bölgelerde Farsça da konuşulmaktadır. Başkenti erken İslâm mimarisinin en nadide örneklerinin bulunduğu San’a şehridir.

 

Tarihi

Çok eski zamanlardan kalma “Yemen’e sahip olmadan Ortadoğu coğrafyasına sahip olunamaz” anlayışı bugün hâlâ geçerliliğini sürdürüyor. Hint Okyanusu’na açılan Aden Körfezi Yemen’e önemli bir stratejik konum sağlıyor. Zira Afrika, Asya ve Ortadoğu ticaret yollarını bu körfez besliyor.

Roma İmparatorluğu ve çeşitli Arap kabilelerine ev sahipliği yapan bu topraklar Peygamber Efendimiz döneminde İslâm’la müşerref oldu. Sırasıyla Emevîler, Abbâsîler ve Memlükler hakimiyetinde kalan bölge, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sonrası kademeli olarak Osmanlı topraklarına katıldı. Osmanlı Devleti bu topraklara çok önem veriyordu; çünkü zamanın en büyük deniz gücüne sahip olan Portekizliler, deniz yolu vasıtasıyla önce Yemen’i, daha sonra Hicaz topraklarını işgal etmeyi ve böylece Mekke ve Medine’yi ele geçirip İslâmiyet’in merkezini yıkmayı amaçlıyorlardı. Osmanlı Devleti bu topraklara hakim olunca Portekizliler buna cesaret edemediler.

Osmanlı Devleti Yemen’e özerklik statüsü tanımıştı. 19. yüzyılda İngilizler’in ülkenin güneyinde bulunan Aden’i sömürgeleştirmelerine karşılık Osmanlı Devleti burada olan egemenliğini güçlendirdi. Sultan II. Abdülhamid döneminde bölgede çok çeşitli imar çalışmaları yapıldı. Bugün dahi Yemen halkı merhum Sultan Abdülahmid’i sevgiyle ve hürmetle yâd ediyorlar.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bu topraklar Osmanlı topraklarından ayrıldı. Daha sonra Kuzey ve Güney olarak bölünen ülke 1990 yılında birleşinceye kadar İngilizler başta olmak üzere Mısır, Rusya, Suudi Arabistan gibi ülkelerin tahakkümü altında kaldı. Günümüzdeyse ülke halkı mezhep kaynaklı bir iç savaşla mücadele ediyor.

Yazının devamı Genç Okur’un Kasım 2017 sayısında…