Eğitimin temelinde ne olmalı?

Geçtiğimiz günlerde güzel bir sosyal deney izledim. Bir iş ilanı yapılmış, insanlar da başvuruda bulunarak iş görüşmesine gelmişlerdi.

İnsan kaynakları yöneticisi, molasız ve tatilsiz 24 saatlik mesaisi olan, huysuz ve istekleri bitmeyen bir patrona sahip ve herhangi bir ücretin ödenmediği bir işten bahsediyordu.

İş görüşmesine gelenler, insan kaynakları yöneticisinin rahatça sıralayıverdiği bu şartlar karşısında şekilden şekle girmiş ve söylenenlere bir anlam verememişti. Saçma ve çılgınca buldukları bu işin dünyada milyarlarca insan tarafından yapıldığının söylenmesi ise meseleye tuz biber olmuştu.

Kölelikten başka bir anlama gelmeyen böyle bir işi kim yapabilirdi ki? Siz yapar mıydınız mesela? Hem de seve seve yapardınız ve hatta yapacaksınız desem, bana kızar mısınız?

Öyleyse annenize bir daha bakın. Babanıza da… Bu işi nasıl da severek yaptıklarını bir kez daha görmeye çalışın.

Dünyanın en zor işi gibi tarif edilen anne-babalık, yalnızca sevgiyle yerine getirilebiliyor. Böyle olduğu için de ‘insan’ yetişiyor. Demek ki insan sevgi olmadan yetişebilen bir varlık değil. Daha doğrusu insanla ilgili her meselede temel koşul sevgidir.

Sevgi dolu beş yılın ardından ele aldığımız eğitim meselesinde de bizi güçlü kılan bu formülü eğitim sistemimiz için önermiş olalım. Elbette sizler için de… Eğer en zor işlerin bile üstesinden gelmek, öğrencilik hayatınızı başarılı bir şekilde geçirmek istiyorsanız öncelikle sevmeyi başarın. Okulu, öğretmenlerinizi, derslerinizi, arkadaşlarınızı, ailenizi, ülkenizi, milletinizi ve elbette kendinizi…

Paylaş