“Çocuklar telefon karşısında yemek yiyor biz de hayatımızın golünü yiyoruz”

Genç Okur - Hayatın İşleri

Hayatın İşleri / Salih Aras

 

Bu ay hayatımın en anlamlı ve güzel röportajını gerçekleştirdim. Bu ayın konusunun eğitim olduğunu öğrendiğim an en güzel öğretmenimin, annemin yanına gittim. Röportajdan sonra annemin yaptığı birkaç işi fotoğraflarken anladım ki, annemin bizim için yaptıklarının aslında çok az bir kısmını fark ediyormuşum. Siz de röportajı okuduktan sonra evin içine daha dikkatli bakın, annenizin sizin için ne kadar çok çalıştığını ve bunların ne kadar az bir kısmını fark ettiğinizi göreceksiniz…

 

Anne, “Eğitim ailede başlar” derler ve genelde bu işin büyük bir kısmını anneler üstlenir. Sen bizi eğitmek için nasıl bir yol izledin? Nelere dikkat ettin?

Aslında bu işin bir yolu yöntemi yok. Beni ailem nasıl eğittiyse ben de sizi öyle eğitmeye çalıştım. Mesela bizim zamanımızda kız çocuklarını okutmazlardı. Benim babam çok dindar bir insandı. Bizi hem okula gönderdi hem de bize dinimizi öğretti. Ayrıca varlığı da yokluğu da hep birlikte -ailecek- yaşadık. Bize bir birey gibi davranırdı annem, ailede bir karar alınacaksa yaşına bakılmaksızın kardeşlerime ve bana danışırdı. Ben de sizi eğitirken bunlara dikkat ettim.

 

Peki annelikle ilgili hiç kitap okudun mu?

Hayır okumadım.

 

Günümüz anne babaları nerede hata yapıyorlar sence?

Şimdiki anne ve babaların bence en büyük hatası çocuğun her istediğini yapmaya çalışmaları. Geçmişten günümüze ailelerin ekonomisi düzeldi, teknoloji gelişti tamam ama çocuğun her istediği olunca bu sefer çocuk, aileye hakim olmaya başlıyor ve aradaki saygı çizgisi kayboluyor. Bakıyorum çocuklar annelerini dinlemiyor hatta bir süre sonra anne-babayı azarlamaya bile başlıyor.

Röportajın devamı Genç Okur’un Ekim 2018 sayısında…