Yerli ve Milli Gençlik Ne Zaman?

Genç Okur - Yerli ve Milli Gençlik Ne Zaman?

Dosya / Mustafa Yıldız

 

Beklenen ve özlenen gençlik hemen her devirde farklı şekillerde tarif edilmiştir. Yeri gelmiş bir isimle anılmış, yeri gelmiş değerli bir madene benzetilmiştir. Ama çoğunlukla bir kurtarıcı gibi gelmesi beklenmiştir. Gelecekte bir yerlerde kendiliğinden yetiştiği varsayılarak… Kimi de özlenen gençliği inşa etmek için gündüz gece çalışmıştır. Ama bazıları var ki özlenen gençlik iddiasıyla koca bir nesli, bir daha onarılmamacasına heba etmiştir. Peki, nedir özlenen gençlik gerçekten? Özellikleri nelerdir? Biz onları nasıl tanırız, onlar kendilerini nasıl bilirler? Bütün bunları tanımlayalım ki üzerinde birtakım deneyler yapılan gençler de doğru yolda olup olmadığını anlayıversin. Bunu bugün yapmazsak 15 Temmuzları daha çok görürüz.

 

15 Temmuz meselesi ve gençler

15 Temmuz’un mimarı da yıkıcısı da gençlerdi desek abartmış olmayız. Bir tarafta yıllarca sözde büyük idealler namına beyin yıkama seanslarına tabi tutulmuş ve devletin çeşitli kademelerine sızmış hain gençler, diğer tarafta öyle pek de büyük ideal filan bilmeyen ama mayası sağlam yurdum gençleri… Hainler, sözde büyük ideallerle kandırılmış, kazanma hırsına ve kaybetme korkusuna sahip menfaatçi bir karakter yapısına sahiplerdi. Hainleri perişan eden gençler ise bunların tam zıddı.

Şimdi “ideal filan bilmeyen” dediğimde birileri bozulacak belki; kast ettiğim, normal bir insanın ülkesi adına, milleti adına, dini adına paylaştığı idealler değil elbette. Anormal, uçuk kaçık, devleti ele geçirmeceli, kendi dışındaki bütün yapıları bitirmeceli bir idealden bahsediyorum. Bu idealin tavrı; çok güçlenmeceli, acayip güçlenmeceli, amaca giden yolda her yolu mübah kabul etmeceli, torpili normalleştirmeceli, zenginlerle kol kola girmeceli, zeki gençlerin önünü açıp gerisini dışlamacalı, Kur’an’ı ve sünneti kafasına göre yorumlamacalı bir tavırdır. Haince bir tavırdır. (Bkz: FETÖ)

15 Temmuz’da bu iki uç anlayışın, sadrın ve bileğin karşılaşmasına şahit olduk. Bütün korkaklar gibi silahların arkasına saklanan ve yok etmecesine saldıran hainlere; mertçe, açıkça, delikanlıca ve yaşatmak, kurtarmak için karşılık veren cesur yiğitleri selamladık. Bu kez kazandık. Şimdi neler yapmamız gerektiğine bakalım.

Yazının devamı Genç Okur’un Temmuz 2018 sayısında…