“Süper Babaanne Ekibi” Üretime Başlasın!

Genç Okur - Süper Babaanne

Benim tatili nasıl değerlendireceğini bilen, üretmeden edemeyen çocuklarım buradalar mı? Çok güzel… O halde, geçtiğimiz ay “Kendi Elbiseni Kendin Dik!” diyerek başlattığımız hareketi bir adım daha ileri götürerek pratik, somut tavsiyelerle işin yolunu yordamını anlatmaya başlıyorum şimdi.

 

Kumaş nereden alınır?

Konuya, “Her türlü kumaş kumaşçıdan alınır” diyerek kestirme bir cevap verebilirim fakat o halde bu soruyu sormaya ne lüzum var, değil mi? Evlatlarım, kumaşların envai çeşidi ve uygun fiyatlısı kumaş pazarlarında bulunur. Birçok semt pazarından da üç beş liraya parça kumaşlar alıp şahane elbiseler dikmek pekala mümkündür. Ucuz diye her kumaşı almanın hata olduğunu, iki metrelik kumaştan etek çıkmayacağını, kafanızdaki modelin önce vücut tipinize uygun olması gerektiğini ise yalnızca usta terzilerden öğrenebilirsiniz. Kapılarını mutlaka çalın!

 

Hangi kumaş ne için alınır?

Her kumaşın yoğunlukla kullanıldığı bir alan vardır. Örneğin sentetik ve polyester içermeyen viskonlar dört mevsim giyilebilen elbiseler, etekler, bluzlar için idealdir. Sağlıklıdır, terletmez fakat çabuk kırışır. Ketenler pahalıdır fakat doğaldır, epey sağlıklıdır. Onlardan da etekler, gömlekler, pantolonlar dikilir. Viskon kumaşa göre çok daha fazla kırışır. Genelde astarlı kullanılır ama hafif kalınca bir yapısı varsa tek kat da çalışılabilir. Yazlık kumaşlardan devam edecek olursak, ince pamuklu penye kumaşlar, ince ve yumuşak kotlar, şile bezleri ve hatta krepler… Hepsinden şahane kıyafetler dikilebileceğini söyleyebiliriz. Özellikle ince kot kumaş, dikimi en kolay kumaşlar arasındadır ve gömlekten eteğe, elbiseden erkek kardeşiniz için dikeceğiniz pantolona kadar neredeyse tüm kıyafetler için ilham kaynağıdır.

Yazının devamı Genç Okur’un Ağustos 2018 sayısında…