Sayıların Ardındaki Sır

Genç Okur - Meraklı Adam

Tatilde yapılacak en mantıklı aktivitelerden biri de bir işe girip çalışmaktır. Çünkü yapılacak iş ne olursa olsun, insana çok şey öğretiyor. Ben de bu düşünceyle bu tatilde birkaç haftalığına bizim mahallenin bakkalı Nedim abinin yanında çalışmaya karar verdim. İşe başladığım ilk üç gün Nedim abiyle tam mesai yaptık, sonraki günlerde ise Nedim abi sadece akşamları dükkanı kapatmak için geldi. İşin aslı tatil nedir bilmeyen Nedim abi de bu vesileyle birazcık ailesiyle vakit geçiriyordu. Bakkaldaki görevim ise kasada müşteriyi beklemek, müşterinin aldıklarının ücretini hesap makinesiyle hesaplayıp para üstünü vermekti. Bu sebeple bakkallık yaptığım dönemde hesap makinesiyle çok fazla haşır neşir oldum. Koca koca rakamlarla o kadar çok muhatap oldum ki gece yatağa yattığımda gözümün önünden üçler, beşler, artılar, eksiler geçiyordu. E tahmin edeceğiniz üzere, hayatımın önemli bir parçası olmuş bu rakamlar da benim merak çemberimin içerisine dahil oldu. Bu rakamlar nasıl ortaya çıktı. Mesela ‘sekiz’i neden ‘8’ ile göstermişiz? Ya da bakkalda ben toplama yaparken neden ‘+’ işaretini kullanıyorum? Kim uydurmuş bunları?

 

Rakamların ortaya çıkışı

Milattan önce 20.000’li yıllardan kalan kalıntılarda kemik üzerinde çentiklerle matematiksel işlemlerin yapıldığı görülmüştür. Hatta asal sayılarla ilgili ilk bulgu da bu kemikler üzerinde bulunmuştur. Sayı saymak lazım olduğunda 1’i bir çizgi ile 2’yi iki çizgi ile göstermişler. Fakat ilerleyen zamanlarda daha büyük rakamlara gerek duyulmuş. Bu durumu çözebilmek için büyük rakamlara semboller uydurmuşlar. Mesela milattan önce 3000 yıllarında Mısırlılar bir milyonu göstermek için yere çömelmiş elini havaya doğru açmış bir adam görselini simge olarak kullanmışlar. Zaman ilerleyip teknoloji geliştikçe daha çok haneli sayılarla işlemler yapmak zorunda kalmışız.

Yazının devamı Genç Okur’un Ağustos 2018 sayısında…