“Optik sektöründe mezun sayısı artınca maaşlar düştü, iş bulmak da zorlaştı…”

Genç Okur - Hayatın İşleri

Hayatın İşleri / Salih Aras

 

Uzun zamandır aklımda olan optik sektörüne nihayet bu ay değinebildik. Hem de öyle bir değindik ki 10 yıldır bu işi yapan Orhun abiyle birlikte mesleğe dair ne varsa konuştuk.  Dedelerinizin yakın okuma gözlükleri de yanınızdaysa buyurun ve başlayın okumaya…

 

Görme bozukluğu yaşayıp da gözlük takan insanların birçoğunda iyileşme görülmüyor. Aksine bu insanların gözlerindeki hasarın arttığı gözleniyor. Buradan yola çıkarak optik sektörünün kapitalist düzene hizmet etmesi için kurulduğu yönünde eleştiriler yapılıyor. Bu konuda sizin görüşleriniz neler?

Göz bozukluğunda genetik faktörler çok ağır basıyor. Eğer ailede bir göz hastalığı varsa çocuklarda da oluyor. Bunu egzersizlerle düzeltmek çok da mümkün olmuyor. Ben 10 senedir gözlükçüyüm, egzersiz yapıp da başarılı olan iki kişiye denk geldim sadece. Onlarda da gerçekten egzersizler mi etkili oldu bilemiyorum. Ancak lazer ameliyatlarını kesinlikle tavsiye etmiyorum çünkü bu müdahaleler sağlıktan çok ticaretle ilgili artık. Evet, sağlık işi yapıyoruz ama aynı zamanda ticaret bu iş. Hastaneler de bu işe ticaret olarak bakıyor. Dolayısıyla ve maalesef hastalara da müşteri gözüyle bakıyorlar. Gözlük meselesine dönecek olursak; küçük yaşlarda gözlük kullanırsak gözlerimiz kendini toparlayabilir. Böyle yapıldığında özellikle hipermetrop hastalığında gerilemeler görülebiliyor. Zaten bütün çocuklar hipermetrop doğuyor. Kimisi yavaş yavaş, yaş ilerledikçe toparlıyor. Kimisi de genetik olduğu için toparlayamıyor ve sürekli gözlük kullanıyor. Miyop denen hastalık ise belli bir süre büyüyor, 6-7 yaşlarından 20’li yaşlara kadar bu büyüme devam edebiliyor.

 

Sürekli telefon ışığına maruz kaldığımız için de gözlerimizin bozulduğu söyleniyor. Bu bağlamda göz hastalıklarında son yıllarda bir artış yaşandı mı?

Göz hastalıklarıyla ilgili çocuk sayısında önemli bir artış var ama bu tablete mi bağlı yoksa ailelerin bilinçlenmesiyle mi alakalı, bu konuda kesin bir araştırma yok. Bilinç düzeyimiz arttı. İnsanlar çocukları muayeneye götürüyor, kontrol ettiriyor. Okullarda çocuklara göz muayeneleri de yapılmaya başlandı. Önceki yıllarda fark edilmeyen durumlar şimdi erkenden fark edilebiliyor.

Röportajın devamı Genç Okur’un Temmuz 2018 sayısında…