Okumaya Nereden Başlayacağını Bilemeyenlere: Şuur Kazandıran Kitaplar 

Genç Okur - Okumaya Nereden Başlayacağını Bilemeyenlere: Şuur Kazandıran Kitaplar

Dosya / Sulhi Ceylan

 

Akıl sahibi olmasıyla ve bu aklını kullanmadaki becerisi sebebiyle diğer canlılardan ayrılan insanın aklını besleyen en önemli kaynakların başında kitaplar gelir. Fakat nasıl ki insanın her işi temeldeki amacı yani niyeti ölçüsünde değer buluyorsa, kitap okumak da niyete göre anlam ve değer kazanır. Diyebiliriz ki insanı düşünmeye çağırmayan, kendini ve toplumunu sorgulatmayan bir okumanın herhangi bir kıymeti yoktur. Faydası da olmaz!

 

Bilgi aklın gıdasıdır

Taşköprülüzâde “Eğer ruh, cesede canlılık veren şey demekse; aklın ruhu, bilgidir; çünkü bilgisiz akıl, ölü gibidir; onu dirilten bilgidir”der. Yine bedenlerimizin canlılığını sürdürmesi ve güçten düşmemesi için gıdaya ihtiyacı vardır ve metabolizmamız da bu gıdayı uygun şekilde tüketecek özellikte yaratılmıştır. Aynı şekilde aklımızın gıdası da bilgidir. Yemek yemediğimizde bedenimizde hastalık ve benzeri sorunlar başladığı gibi aklın gıdası olan bilgiyi edinmedikçe aklımız fonksiyonlarını yerine getiremez hale gelir. Doğru düşünemez ve isabetli kararlar alamayız. Böylesi bir akıl, ölü gibi olan akıldır işte.

Aklı bu duruma düşürmek istemeyenler, tarih boyunca, okumaya büyük özen göstermişlerdir. Gelgelelim okumanın da çeşitleri vardır. İnsan; kâinatı, dünyayı, kendi bedenini ve toplumunu okuyabilir. Bunlar üzerinde tefekkür edip ortaya düşünce koyabilir ve böylelikle insan olmanın hakkını verebilir. Çünkü her varlığın yaratılışının bir sebebi vardır. Mesela güneş her gün doğup batmasıyla hem kâinat düzenindeki görevini yerine getirir hem de kulluğunu. Çünkü güneşin kulluğu, kendisine verilen görevi yerine getirmektir. Aklın kulluğu ise Taşköprülüzâde’nin işaret ettiği gibi, bilgiyle olan irtibatıdır. Aklın kulluğunun yanına beden ve kalbin kulluğunu da ekleyebilen kişi hem güzel bir kul olmuş olur hem de insanlık için çalışan, adalet ve tevhidi dünyaya hâkim kılmak için görevlerini yerine getiren biri haline gelir.

 

Bilgi taşıyıcısı kitaplar

Kitaplar bilgiyi geleceğe taşır. Çünkü kitap aslında -bir bakıma- bilgi adı altında milletlerin hafızasını saklar. Bu sebeple kitaplar hem içinde bulunduğu çağın insanlarını hem de sonraki çağların insanlarını yetiştiren ve çok yönlü bir biçimde geliştiren kaynaklardır. Kitaplar okurlarına tarih şuuru, benlik bilinci, medeniyet perspektifi gibi pek çok şey kazandırır. Ama en önemlisi de kitaplar insana şuur kazandırır.

Şuur; insanın kendinin ve eşyanın farkında ve idrakinde olmasıdır. Türkçede her ne kadar bilinç ve şuur aynı anlamda kullanılıyor olsa da bilinç dışa dönük iken şuur içe dönük bir seziş halidir. Dolayısıyla şuur çevresini, kâinatı tanıma yeteneği, kendini dinlemesi sonucu elde edilen kendilik idraki ve kavrayışıdır. Şuur sayesinde insan parçanın bilgisinden bütünün bilgisine gider. Böyle bir zihin; dünyanın güzelliğine, yaratılışındaki inceliklere, sürüp giden düzene bakar ve tüm bunların bir yaratıcısı olması gerektiğini anlar. Dolayısıyla şuur, insanı ilim sahibi olmaya götüren en sağlam basamaktır.

Yazının devamı Genç Okur’un Ağustos 2018 sayısında…