Çok Çalışan mı, Çok Okuyan mı?

Genç Okur - Hayatımın Bilgisi

Hayatımın Bilgisi / Yunus Yıldız

 

Gündelik hayatımızda, okulda sıkça karşılaştığımız sorulardan biri şudur: Çok gezen mi, yoksa çok okuyan mı bilir? Klişeleşmiş sorular ve bu sorulara verilen cevaplar da birçok şey gibi gelişen teknolojiyle birlikte döneme ayak uydurup değişebiliyor. Mesela insanlar artık gezmeden de bir yer hakkında bilgi sahibi olabiliyor. Google’a girdiğimizde her yerin resmini, videosunu görmemiz mümkün. Bence bu soru biraz eskidi. Yeni sorumuz ise “Çok okuyan mı, yoksa çok çalışan mı bilir?”

Son günlerde birçok  ağabeyimiz, ablamız üniversiteden mezun olup iş aramaya koyuldular. Teorik bilgi konusunda hiçbir sıkıntıları yok. Derslerine epey çalışmışlar. Ama yine de işin aslını görmüş değiller. Böyle olunca da haliyle işe karşı biraz korku ile yaklaşıyorlar, çekimser davranıyorlar.

Tüm işlerde geçerli olmasa da işe girdiklerinde hem kendilerini yetersiz hissetmeleri hem de yıllardır o işle uğraşan ustalara yol göstermek zorunda olmaları korkmaları için fazlasıyla yeterli. İşte bunun sonucunda ortaya bir karmaşa çıkıyor. Ustalarımız diyor ki; “Bu işin ustası biziz. Yıllardır bu işi yapıyoruz. Teorik bilmeyiz ama bu işe dair her şeyi biliriz. Çalışmadan iş bilinmez.” Üniversite mezunu abi-ablalarımız da der ki: “İşin gelişmesi için teorik bilgi şarttır. Yoksa hep aynı düzeyde kalır ve bir gelişme kaydedilemez.” Bence iki taraf da çok haklı. Ancak iki düşüncenin birleşmesi gerekiyor.

Yazının devamı Genç Okur’un Temmuz 2018 sayısında…