Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın Sevdiği ve Sevmediği Kullar

Genç Okur - Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın Sevdiği ve Sevmediği Kullar

Harun Tanır

 

Hayattaki ana gayemiz Allah Teâlâ’nın sevgisini ve rızasını kazanmaktır. Bu gayeye erişmek için Allah’ın Kur’an’da bildirdiği yöntemlere ve ölçülere başvurmak ve özen göstermekse izlenebilecek en doğru ve güzel yoldur. Bu güzel yolun nasıl bir yol olduğuna gelin birlikte bakalım.

 

Bütün ölçüler onda toplanmıştır

Şüphesiz her durum için farklı bir ölçü bildirilmiştir ancak bütün ölçülerin kendisinde görünür olduğu da bir adres vardır. O adrese müracaat etmek, bizleri yanlış yapmaktan ve Allah’ın kelamını yanlış yorumlamaktan alıkoyar. Kur’an’ın ifadesiyle o adres bizzat Peygamber Efendimiz’dir. Cenab-ı Hakk bu gerçeği bizlere şu ayette açıkça bildirmiştir: “De ki: ‘Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.’” (Âli İmran, 31)

Bu ayetin açıkça işaret ettiği üzere, Allah’ın sevgisini kazanmanın tek yolu Resulullah Efendimiz’in -sallallahu aleyhi vesellem- izinden gitmektir. Onun izinden giden bir insan, ulaşılabilecek en yüce makamlara ulaşır, erişilebilecek en üstün özelliklere erişir. Çünkü Allah Teâlâ’nın Kur’an’da sevdiğini söylediği bütün üstün ahlâk ve hasletler Resûlullah Efendimiz’de toplanmıştır. Bu hakikat Kalem suresinde, “Şüphesiz sen yüce bir ahlâk üzeresin” ayetiyle bildirilmiştir.

 

Allah Teâlâ’nın övdüğü davranışlar

Güzel davranışlar içerisinde Allah Teâlâ’nın ayrıca övdüğü birtakım davranışlar vardır. Bunların ayrıca belirtilmiş olması, insanlığın bu davranışlara ne kadar ihtiyacı olduğunu da ifade etmesi bakımından önemlidir. Öyleyse bunların neler olduğunu bilmeye ve hayatımızda uygulamaya özen göstermeliyiz. Mesela ihsan, tövbe ve adalet meseleleri bu kapsamdaki önemli meselelerdendir.

Yazının devamı Genç Okur Kur’an-ı Kerim Eğitimi Özel sayısında…