Ellerinden Kur’an’ı Almadığımız Müddetçe…

Genç Okur - Ellerinden Kur'an'ı Almadığımız Müddetçe

Muhammet Emin Oyar

 

Övünç kaynağımız olan ecdadımız; savaşta, barışta, ticarette, günlük hayatlarında hep Kur’an-ı Kerim’e ve Peygamber Efendimizin -sallallahu aleyhi vesellem- sünnetine riayet ederek hareket etmişlerdi. Padişahlar herhangi bir devlet kararı alacağında bile âlimlerden fetva alırlar, Kur’an ve sünnetin dışına çıkmazlardı. İşte bu hassasiyet, küçük bir beyliğin Devlet-i Âliye haline gelmesine vesile olmuştu.

 

Kutlu rüya

Ecdadımızın Kur’an’a olan hürmetini gösteren en güzel örneklerden biri Osman Gazi’nin başından geçen bir hadisedir. Osman Gazi henüz çok gençken Şeyh Edebâli hazretlerinin evine misafir olmuştu. Gece olduğunda ona ayrılan odada Kur’an-ı Kerim asılı olduğunu fark etti. Kur’an-ı Kerim’e olan saygısından dolayı o gece uyuyamadı ve Kur’an okumaya başladı. Osman Bey, bu haldeyken. tatlı bir uykuya daldı. Uykusunda çok enteresan bir rüya gördü.

Rüyasında Şeyh Edebâli hazretleriyle birlikteydi. Hazretin göğsünden bir hilal doğdu. Hilal biraz yükseldikten sonra büyümeye başladı. Dolunay haline geldiğinde ise Osman Bey’in göğsüne girdi, daha sonra göğsünden bir çınar ağacı filizlendi ve büyümeye başladı. Bu ağaç o kadar büyüdü ki gölgesinde dağlar duruyor, nehirler akıyor ve insanlar kaynaşıyordu.

Osman Bey uyandığında rüyasını Şeyh Edebâli hazretlerine anlattı. Hazret kısa bir tefekkürden sonra “Müjdeler olsun ey Osman! Hak Teâlâ sana ve evladına saltanat verdi. Bütün dünya evladının himayesinde olacak, kızım Mal Hatun da sana eş olacak” dedi.

Yazının devamı Genç Okur Kur’an-ı Kerim Eğitimi Özel sayısında…