Sultan 2. Abdülhamid Han’ın Siyasi Dehasının Şifreleri

Genç Okur - Serdar-ı Hakan

Serdar-ı Hakan / Mümin Munis

 

Sultan Abdülhamid’in şehzadelik yıllarında hatırı sayılır bir servet biriktirdiği doğrudur. “Galata Bankerleri”nin* oltasına takılan şehzadelerden değildir o. İşrete (eğlenceye) düşkünlüğü yoktur, sefahatten tiksinti duyar. Mensup olduğu hanedandan gelen asaleti, hanedanın nüfuzunu kullanarak elde edeceği mülkü har vurup harman savurmasına mani olur. Kendisinden nefret edenlerin ona “pinti” demesi bu yüzdendir. Hâlbuki harcanması gereken yere, harcanması gerektiği şekilde iktisatta bulunur şehzade. Yatırımları vardır. Çiftlikler kurar. Bir ‘toprak ağası’ gibi idare eder yatırımlarını. Borsa ile de ilgilenir. Bir ülkeyi yönetmeyi küçük bir çiftlikle modeller adeta.

Saraya karşı bu mesafeli duruşu asla ‘kendi halinde’ bir pasifliğe götürmez onu. Hiçbir zaman serveti olan bir toprak ağasına dönüşmez. Siyasi entrikalara, ideolojik yapılara, güç kliklerine dâhil olmaz; fakat olan bitenden gafil değildir. Etrafı işgüzarlar tarafından çevrilmemiştir; çünkü tahta çıkacağına pek ihtimal verilmez. O yine de gün gelir devletin bahtı bahtına düşer diye hazırlanır. Şehzade Abdülhamid bu haliyle kimsenin dikkatini çekmeyen bir sır gibidir.

Yazının devamı Genç Okur’un Nisan 2018 sayısında…