Ramazanın Kadrini Kıymetini Bilelim

Genç Okur - İşin Doğrusu

Ali Bağcı / İşin Doğrusu

 

Bu ay içerisinde on bir ayın sultanı olan ramazan ayına girmiş olacağız. Ramazan ayı deyince akla pide dükkânlarının önünde oluşan uzun kuyruklar, iftar çadırları, mahyalar, sofra başında an be an beklenen ezan sesi ve ezanın okunmasıyla oluşan o atmosfer gelir. Elbette, çok daha mühim meselelerimiz de vardır.

İbadete daha fazla zaman ayırmak, zikrimize fikrimize sahip çıkmak, insanlarla aramızı hoş tutmak, dargınların arasını yapmak, en önemlisi de Cenâb-ı Hak ile irtibatımızı sağlamlaştırmak… Zaten ramazanı yaşamaktan asıl murat, akşama kadar aç susuz kalıp sonra da yemek yemekten ibaret olmasa gerek değil mi?

 

Aman farzları terk etme!

Bu ayda -biraz da ortamın havasına kapılıp- din yalnızca ramazan ayı içerisine sıkıştırılmış gibi farklı bir moda girebiliyoruz. Bayramdan sonra da sanki ibadet zamanı geçmiş gibi “gündem değiştiriyoruz”. Oysa müslümanın 365 günü de birbirine benzer çünkü kulluk 24 saattir. Aksini düşünmek veya zannetmek bize yakışmaz.

Yazının devamı Genç Okur’un Mayıs 2018 sayısında…