Feraceden Eteğe, Tesettür Modasının Görünen Yüzü

Genç Okur - Süper Babaanne

Geçtiğimiz ay moda kavramına, tesettür giyimin yeni yüzüne değinip meseleyi artı ve eksileriyle birlikte ele alarak bir değerlendirme yapmaya başladık yavrularım. Şimdi somut örnekler üzerinden giderek tesettür modasının bizden neleri götürdüğünü, örtünme algımızda neleri değiştirdiğini daha iyi görelim, birlikte düşünelim isterim.

 

Feracelere bir haller oldu!

“Tesettür” deyince aklımıza başörtüsü ile birlikte elbette bütün vücudu örten, hatları belli etmeyen feraceler gelir. Abaya gibi farklı isimlerle de anılan ve özellikle son on yılda ünü artarak pardösüleri saf dışı bırakan bu “dış giyim”, çarşaf kadar olmasa da tesettürü sağlama noktasında son derece iyidir, işlevseldir. Tabi, normal şartlarda…

Örtünmek için giyilen feracenin en önemli özelliği geniş ve uzun olması, vücut ölçülerini belli etmemesidir. Yalnız iş bununla da bitmez. Maksat dikkat çekmemek ya hani; renginin sade olması ve süslü ve şatafatlı olmaması da feracenin amaca hizmet edebilmesi için son derece önemlidir. Gelin görün ki dananın kuyruğu tam da burada kopuyor.

Tesettür modası, bugün en değişik, en süslü tasarımlarla en çok feracelerde kendini gösteriyor. Tamamı taş işlemeli, kristal boncuklu, dantelli feraceler mi ararsınız; kenarları boydan boya tüllü, otrişli, incilerle bezeli feraceler mi? Albenisiyle adeta birer sahne kıyafeti niteliğindeki bu rengarenk feracelerin birer dış giyim olması, işin ironik tarafı. Dışarıda bunlar mı giyilecek hakikaten? “Tesettürün modası olmaz!” diyelim, çoğunluğu kadın olan yeni tasarımcıları, girişimci hanımlarımızı da toptan eleştirelim istiyorlar gerçekten.

Yazının devamı Genç Okur’un Mayıs 2018 sayısında…