Evde Yok!

Genç Okur - Hazırcevap Adamlar

Sedat Bayraklı / Hazırcevap Adamlar

 

Merhum Osman Yüksel, Serdengeçti dergisinin ilk sayısını çıkarınca kapısını çalanların sayısı bir hayli artar. Ziyarete gelenler arasında çok şık giyinen adamlar da vardır. Böyle tiplerden hoşlanmayan Serdengeçti, kendisini soranlara, genelde “Evde yok” dedirtir. Yine böyle bir gün kapı çalınınca açan Osman Yüksel’e gelen kişi “Osman Bey evdeler mi?” diye sorar. Osman Yüksel her zamanki gibi aynı cevabı verir ve “Osman Bey, evde yoklar efendim” der. Sonrasında konuşma şöyle devam eder:

“Siz kimsiniz?”

“Ben bu evin hizmetçisiyim.”

“Kendisine selam ve hürmetlerimi söyler misiniz? ”

“Hay hay efendim, söylerim.”

 

Hârûn Reşîd’in Tahtı

Behlûl Dânâ, bir gün Hârûn Reşîd‘in sarayında dolaşırken hükümdârın tahtını görür ve oturur. Bunu büyük bir saygısızlık olarak düşünen muhafızlar Behlûl Dânâ’yı tahttan kaldırırlar ve oracıkta tartaklarlar. Bu sırada Hârûn Reşîd gelir ve Behlûl Dânâ’yı iki göz iki çeşme ağlarken görür. Onu teselli etmek için “Ey Behlûl! Canını çok mu yaktılar? Ne olur ağlama. Bir hata yapmışlar, seni tanımamışlar. Onların kusuruna bakma” demiş. Behlûl Dânâ “Canımın yandığına ağlamıyorum” deyince Hârûn Reşîd neden ağladığını sormuş. Behlûl Dânâ “Ben, bu tahta bir defa oturdum diye bu kadar dayak yedim. Sen yıllardır oturuyorsun, kim bilir ne kadar dayak yiyeceksin diye düşünüp sana ağlıyorum” demiş.

Yazının devamı Genç Okur’un Mayıs 2018 sayısında…