Var Olma Savaşı Veren Ülke: Filistin

Genç Okur - Mescid-i Aksa

İslâm Coğrafyası / Tacettin Aslan

 

Filistin’i aslında hepimiz biliyoruz. Fakat yalnızca Mescid-i Aksa’nın heybetli duruşundan değil, yalnızca İsra ve Miraç gecesinden değil, yalnızca medeniyet kokan sokaklarından değil… Bugün Filistin’i haberlerden, Mescid-i Aksa önünde şehit edilen kardeşlerimizden biliyoruz. Dünyanın gördüğü en büyük mezalimden biri dolayısıyla tanıyoruz.

 

Nerede?

Filistin’i, Akdeniz ile Ürdün Nehri arasında kalan topraklar oluşturur. Resmi başkenti Kudüs’ün doğusudur ve ülkede resmi dil Arapçadır.

 

Tarihi

Hz. Yakup, Hz. Yusuf, Hz. Davut, Hz. Süleyman, Hz. Yahya, Hz. Zekeriya, Hz. İsa’nın -aleyhisselâm- yolları hep Filistin’den geçti. Onlar bu topraklardan tüm dünyaya ilahi çağrıyı tebliğ ettiler. Onların nübüvvetinin ardından çalkantılı dönemler yaşandı, Roma ve Pers İmparatorluğu bu topraklara egemen oldu ve yahudiler tarihin belirli bir dönemi içerisinde buradan sürgün edildi. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi vesellem- Miraç gecesinde Mekke’den Mescid-i Aksa’ya, oradan Rabbimizin huzuruna yükseldi. Fakat bu toprakların İslâmiyet ile müşerref olması, Hz. Ömer’in -radıyallahu anh- hilafetine, 638 senesine isabet eder.

1099 yılına gelindiğinde 1. Haçlı Seferi ile Kudüs ve çevresi hristiyanların kontrolü altına girdi. Bu kutlu beldeyi tekrar İslâm topraklarına katma şerefi, Selahaddin Eyyûbî’ye nasip oldu. Yavuz Sultan Selim ile beraber bu topraklar Osmanlı mülküne geçti. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kudüs şehrinin Şam Kapısı’na “La ilaheillalah, İbrahim Halilullah” yazılarak şehirdeki gayri müslimlerin hayatlarına güvence verildi.  Bu şekilde 20. yüzyıla kadar bu topraklarda barış hüküm sürdü. Sultan II. Abdülhamid’in saltanatı sırasında bazı siyonist yahudiler buradan toprak almaya çalıştılar.  Ulu Hakan onlara şu cevabı verdi: “Ben vatanımın bir karış toprağını satmam. Zira bu milletimin malıdır. Bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir.”

Yazının devamı Genç Okur’un Nisan 2018 sayısında…