Medeniyetler Kavşağı: Afganistan

Genç Okur - İslâm Coğrafyası

Tacettin Aslan / İslâm Coğrafyası

 

Resmi adıyla Afganistan İslâm Cumhuriyeti, Orta Asya’nın kilit ülkesi konumunda. Doğu ile batıyı birleştiren bu kadim ülke; İran, Tacikistan, Türkmenistan, Pakistan ve Çin ile sınırlara sahip. Hal böyle olunca ülkede birçok kültürün bir arada yaşaması bizleri şaşırtmıyor.

Darice (Afgan Farsçası), Peştuca dillerinin konuşulduğu ülkenin başkenti bir zamanların en önemli ticaret yolu olan İpek Yolu üzerine kurulu Kabil şehridir. Para birimi ise Afgani’dir.

 

Tarihi

Ticaret yollarının kesişim noktaları üzerinde yer alan Afganistan, tarih boyunca büyük bir stratejik öneme sahip oldu. Yabancılar için bu topraklar Hindistan’ın zenginliklerine ve Körfez’in sularına ulaşmanın bir yoluydu. Bu sebepten tarih boyunca İranlılar, Yunanlar, Moğollar, İngilizler, Sovyet Rusya ve son olarak Amerika Birleşik Devletleri gibi pek çok devletin istilasına uğradı.

Hz. Osman’ın -radıyallahu anh- halifeliği esnasında İslâmiyet ile müşerref olan Afganistan toprakları bu tarihten itibaren 10. yüzyılda Türkler tarafından Gazne şehri merkez alınarak kurulan Gazne Devletine kadar güçlü bir devlete ev sahipliği yapmadı. Bilhassa Sultan Gazneli Mahmut zamanında yapılan fetihlerle müslüman Türkler bölgeye iyice hakim olmaya başladılar. 1041 yılına geldiğimizde ise Selçuklu Devletinin yükselişine ve Gaznelilerden aldığı bayrağı daha ileriye taşıyarak fetih hareketlerine ve müslümanları koruma politikalarına şahit oluyoruz. Selçukluların ardından Harzemşahlar bölgeye hakim oldu. Daha sonra bölgede yüz elli yıllık Moğol istilası başladı.

19.  yüzyıla kadar çeşitli hanlık ve sultanlıklar yönetiminde kalan Afganistan topraklarının çok büyük bir kısmı 19. yüzyılın sonlarında Rus ve İngiliz işgaline uğradı. 1919 yılında bağımsızlığını elde eden Afganistan 1979’da Sovyet Rusya, 2001 yılında ise ABD işgaline uğradı. Bu tarihten günümüze kadar bölgede çatışmalar hiç eksilmedi.

Yazının devamı Genç Okur’un Mart 2018 sayısında…