Rastgele!

Bir keresinde Abdullah amcalar bize misafirliğe geldiler. Abdullah amca kim mi? Ege’nin kıyı bölgelerinde doğmuş büyümüş babamın en samimi arkadaşlarından biri...

Genç Okur - Hayatımın Bilgisi

Hayatımın Bilgisi / Yunus Yıldız

 

Bir keresinde Abdullah amcalar bize misafirliğe geldiler. Abdullah amca kim mi? Ege’nin kıyı bölgelerinde doğmuş büyümüş babamın en samimi arkadaşlarından biri. Denizi, balık tutmayı çok sever kendisi. Haliyle onun bulunduğu ortamda, hep deniz ve balıklar konuşulur. Abdullah amcanın balık tutma anılarını ben de çok severim. Yine -her zamanki gibi-  “Abdullah amca! Bana da balık tutmayı öğretir misin?” diye umutsuzca sordum kendisine. Bu kez bana gerçekten döndü ve ciddiyetle cevap verdi:

– İstersen havalar da güzelleşti, yarın hep birlikte gidelim… Ama şunu unutma: Balık tutmak niyet işidir evlat. Öncelikle rızkı sana kimin verdiğini bileceksin. Sonrasında sana rızkı veren Allah’tan tüm samimiyetinle isteyeceksin. Bilmelisin ki balıklar da hisseder. Senin sabrını, kararlılığını sınarlar. Öyle niyetsizce atılmış bir oltaya zıplayıp gelmezler hemen. Bir de ihtiyacın kadar tutacaksın, açgözlü olmayacaksın. Oltayı bir atarsın gelmez, iki atarsın gelmez… Sabırlı olman lazım. Bazen de bir bakarsın, oltayı atar atmaz gelmişler! Nasip işidir bu. Anlaştıysak, kararını ver haydi!

Yalvarırcasına, gözlerimi büyüterek (kedi misali) babama baktım. Az kalsın miyavlayacaktım, kendimi zor tuttum ki:

– Gidelim tabi ya! Hem mangal da yaparız, güzel olur, dedi babam.

Abdullah amcayla sözleştik. Sabahın ilk saatlerinde yola çıkacaktık. Bildiği çok güzel bir gölet varmış. Balık tutmak için gereken tüm malzemeleri de yine Abdullah amca getirecek.

Gece yatmadan dua etmeye başladım. Öyle ki dua ederek uyuyakalmışım. Sabah uyanır uyanmaz hemen kahvaltımızı yaptık. Elbiselerimizi giydik. Artık gitmek için hazırız! Ama bir dakika, bir şey unuttum… Niyet! Bunu hatırladığım çok iyi oldu. Evden böylece rızkımı temin etmeye niyet ederek çıktım.

Yazının devamı Genç Okur’un Mayıs 2017 sayısında…