Ramazan Hayırla Gelir

Gurbetten sılaya dönen bir yakınımızı karşılar gibi karşılarız ramazanı… O geldiğinde bütün dünyamız “o” olur...

Genç Okur - Ramazan Hayırla Gelir

Dosya / Mustafa Yıldız

 

Gurbetten sılaya dönen bir yakınımızı karşılar gibi karşılarız ramazanı… O geldiğinde bütün dünyamız “o” olur. Başka bir uğraş, başka bir meşgale bilmeyiz. Hatta öyle olur ki onsuz geçen günleri yok sayarız. Onunla tazelenir dünyamız, onunla yeniden hayat buluruz.

O da bizi özlemiştir gerçi. Heybesinde getirdiği bir dolu hediyeyle çalmıştır kapımızı. Sılayırahim için gelmiştir çünkü. Bu yüzden başköşe onundur hep.

Parlaklığından yüzyıllardır bir şey kaybetmeyen hilaline mahyalarımızla eşlik ederiz. Evlerimiz, camilerimiz dolup taşar… Her yerde kendisini ziyaret ederiz, her yere kendisini götürürüz. Ayrılık vakti gelince de hüzün sarar kalplerimizi. Ama o, bizi sevindirmeden ayrılmaz aramızdan. Affedildiğimiz müjdesini verir de bayram ederiz.

Peki, hangimiz heybesine dikkat kesiliriz o giderken? Karnı doymuş mudur yanımızdayken, heybesine yeteri kadar azık bırakabilmiş miyizdir? Memnun olmuş mudur bizden, vereceğini vermiştir de alacağını almış mıdır?

 

Ramazan nasıl gelir?

Ramazan, dünya hayatının anlamını bizlere bildiren Kur’an-ı Kerim’in indiği aydır. Bu yüzden haşmetle gelir. Dünyanın hakikatini müslümanlara iyice öğretmek ister. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Ramazan, öyle bir aydır ki; Kur’an, insanoğluna bir rehber, bu rehberliğin apaçık bir delili ve doğruyu yanlıştan ayırt edici bir ölçü olarak bu ayda indirilmiştir. O halde içinizden kim bu aya erişirse, orucunu baştan başa tutsun. Ancak hasta veya seyahat üzere olanlar, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (kaza etsin).  Allah size kolaylık diler; güçlük istemez.” (Bakara/185)

 Müminlere karşı merhametlidir ramazan. Allah’a giden yolları açar, nefslerimizle koyduğumuz engelleri kaldırır. Peygamber Efendimiz’in buyurduğu gibi:

“Bu ay gelince gök kapıları açılır, Cehennem kapıları kapatılır, şeytanların azgınları zincire vurulur. Ramazan ayında bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır. Bu gecenin hayrından mahrum kalan kimse, hakikaten mahrum kalmıştır.” (Nesai)

 İşte böyle cömertçe gelir Ramazan. Aldığı maaşıyla kollarını doldurmuş bir baba gibidir. Bu yüzden heyecanlanırız, bu yüzden ferah bulur gönlümüz.

Yazının devamı Genç Okur’un Haziran 2017 sayısında…