“Dükkânda Metal, Ringte Boksör Kalaylardım”

Hayrettin abi, 1955’te İstanbul’da doğmuş. Henüz 12 yaşındayken mesleğini eline almış. “Yaramaz, haşere bir çocuktum ben” diye bahsettiği yıllarda boks ile tanışmış...

Genç Okur - Hayatın İşleri

Hayatın İşleri / Salih Aras

 

Hayrettin abi, 1955’te İstanbul’da doğmuş. Henüz 12 yaşındayken mesleğini eline almış. “Yaramaz, haşere bir çocuktum ben” diye bahsettiği yıllarda boks ile tanışmış. “Gündüzleri dükkândaki eşyaları, akşamları da ringdeki boksörleri kalaylardım” diyen Hayrettin abi boks kariyerinde 65 teşvik maçının 62’sini nakavtla kazanmış. Ardından İstanbul şampiyonluğu, Türkiye dereceleri birbirini izlemiş. Aradan uzun yıllar geçmiş de olsa ne boksa ne de mesleğine olan tutkusu hiç eksilmemiş. Şimdilerde İstanbul’un çeşitli boks salonlarında antrenörlük yapan Hayrettin abi, gündüzleri ise dükkânında çaydanlık ve tencere kalaylamaya devam ediyor. 62 yıllık bu büyük tecrübeyle keyifli sohbetimize başlıyoruz…

 

Öncelikle yaptığınız işi biraz anlatabilir misiniz?

Biz tam olarak kalaycılık yapmıyoruz. Kalaycılık mesleği ateşle gerçekleşir. Kalayı ateşin üzerinde ısıtarak damlatırsın. Bir de kalaycıların tozu vardır, onu da bakıra sürerek bakırı parlatırlar. Bizim işimiz polisajcılık olarak geçiyor. Kalaycılar bakırı, biz ise paslanmış demir çelik gibi metalleri parlatırız. Aslında yaptığımız iş çok farklı değil. Zaten ben de kalaycılık için gereken malzemelerimi aldım, yakında kalaycılığa da başlayacağım.

Söyleşinin devamı Genç Okur’un Haziran 2017 sayısında…