Bir şeyler için en doğru zaman

Modern dünyanın insan tanımı kas ve kemikten ibaret. Geldiğimiz bu çağa ‘genetik çağı’ denmesi, bilimin henüz bedenimizi aşamadığını gösteriyor. Küçümsediğimden değil ama bu durumun insanın hakikatinden oldukça uzakta olduğunu görmemek imkânsız.

Oysa insan yaratılmışların en şereflisidir. Onu üstün kılan şey hayvanlarla taşıdığı ortak özellikleri derinlemesine bilebilmesi değildir. Onu üstün kılan şey, madde duvarını aşıp mana âlemine ulaşabilecek kabiliyette olmasıdır. Yani, kul olmasıdır. Kendini ve Rabbini bilmesidir.

İşte ramazan, bilimin henüz temas edemediği insanî yanımıza dokunmak ve bizi hakikate yaklaştırmak için gelir. Aklın yanına kalbi koyar ve bu ikisini etkileyen nefsi terbiye etmek için gereken ortamı hazırlar. Allah’ın yardımıyla -insanı hakikatinden uzaklaştırmak isteyen- görünmez düşmanları devre dışı bırakır. Kul ile Rabbi arasında salim bir yol açar, yol olur. İnsanı ötelerin ötesine götürecek kapıyı açar.

Bu ‘kapı’ hayattaki en önemli kapıdır. İnsanın hakikati de varoluş amacı da bu kapıdadır. Öyleyse kapının eşiğinde beklemekten başka bir uğraşımızın olmaması gerekir. Ancak bu şekilde dünyada gerçek huzuru bulabiliriz.

Sınavlara böylesi bir zamanda girecek olmak çok büyük bir avantaj. Kalbin muhabbetle dolu olması insanın aklını da doğru kullanmasına yardımcı olur. Tevekkül elbisesiyle gireceğiniz sınavlarınızda Rabbimizden muvaffakiyetler diliyorum. Okurlarımızı birbirleri için dua etmeye davet ediyorum.

Allah yar ve yardımcınız olsun.