Sosyal Medya İnsanın Aklını Alır!

Genç Okur - Medya ve İnsan

Medya ve İnsan / Abdülkerim Kolat

 

– Usta bugün hiç haber bakmadık, neler olup bitti bilmiyoruz.

– Bakalım.

– Hangi haber sitelerini takip ediyorsun?

– Hiç birini!

– Nasıl yani şu an haberlere nereden bakıyorsun peki?

– Abi Twitter’da takip ettiğim birkaç köşe yazarı ve akademisyen var. Onlar saat başı tweetliyor, bunlar da gündeme hâkim olmak için bana yetiyor, kim uğraşacak koca koca haber metinlerini okumakla, hele bir de gazete alıp okuyanlar var, hâlâ görüyorum. O külliyen emekli işi.

– Bahsettiğin gazeteciler ne derse o yani.

– Öyle abi.

– Bence yanlış yapıyorsun.

– Yok ya hu.

– Ben de gazeteciyim, neden beni dinlemiyorsun peki, yirmi yıldır arkadaşız, o bahsettiğin kişileri hayatında yüz metre yakından görmemişsindir.

– …

Benzer diyalogları çoğumuz yaşamış yahut duymuştur. Ben şahsen yaşadım; sonucunda üzüldüm ve ibret aldım.

 

Sosyal mi medya!

İnterneti kullandığımız ilk günü dün gibi hatırlıyorum. Onunla birlikte bilgisayarlarımız devasa bir bilgi ve haberleşme dünyası haline gelmişti; artık her şey elimizin altında, bir tık ötemizdeydi. Kalemle yazma dönemi bitmiş, Office programlarında hazırlanan ödevler bir çıktı alınarak tamamlanır hale gelmişti. Derken, “chat serverları” bize merhaba dedi. Ardından sosyal ağlarla tanıştık. Bu yeni, hissiyattan yoksun evren, bizi günden güne kendine bağımlı hale getirdi. Kabul etsek de etmesek de günümüzde insanlığın ciddi bir kısmı sosyal medya araçlarının esiri olmuş durumda. Bu esarete herkes dur demeli!

Yazının devamı Genç Okur’un Ocak 2019 sayısında…