Dert Çölü

Genç Okur - Genç Yazar

Genç Yazar / Mümine Kızılırmak

 

Kırılıp, ufalanmış hayallerin kum tepelerini oluşturduğu bir çöl… Dertlilerin ziyaret ettiği, geçilmesi pek de zor olmayan ama canlı kalabilmek için bir parçanızı bırakmanız gereken…

Rivayete göre bu çöl; eskiden yemyeşil çimenlerle ve çeşitli ağaçlarla dolu, adeta ormanı hatırlatan büyük bir bahçenin yok edilmesiyle oluşmuş. Bahçenin sahibi vurdumduymaz bir insanmış. Tüm ihtiyaçlarını karşılayan bahçesine hiç özen göstermezmiş. Onun ardından gelen nesli de bahçede yiyip içmiş fakat ne bakımını yapmış ne de bir çiçek sulamış. Kimsenin dert etmediği eşsiz bahçe, asırlar sonra insanların dertlerinden beslenen bir çöle dönmüş.

Çöl yaşıyormuş. Her nefes alışında fırtına çıkıyormuş. İnsanlar önceleri bu çölden mecbur oldukları için geçiyormuş. Ama zamanla dertlerini burada bırakıp kum tanelerine karışmasını izlemek, hayatlarına dertsiz şekilde devam etmek için bir tedavi şekli olarak benimsemiş. Ayrılık acısı yaşayan, acısını; ümitsizliğe kapılan, hayallerini; sevilmeyen insanlar, kalbini bu çöle bırakmış. Gel zaman git zaman Dert Çölü’nün adı “Mutluluk Çölü” olmuş. Gidenler, çölden mutluluk aldıklarını zannetse de çöl insanlardan hep alır, kimseye hiçbir şey vermezmiş. Dertler kum tanesi, anılar kaktüs dikeni olur, çölden geçenlerin canını yakar ve onları içine çekermiş. Her şeye rağmen bu ziyaretler ritüel haline gelmiş. Ülkenin dört bir yanından kaldırılan otobüslerin istikameti Dert Çölü olmuş. Hiçbir yetkili bu durumdan rahatsız olmuyor bilakis ziyaretleri teşvik ediyormuş. İnsanların mutlu olmamasını kim istermiş ki?

Hikâyenin devamı Genç Okur’un Ocak 2019 sayısında…