Sosyal Medya Beğenisi Sıla-i Rahim Yerine Geçer mi?

Genç Okur - Medya ve İnsan

Medya ve İnsan / Abdülkerim Kolat

 

“Cennete girmeyi hangimiz ister?” diye sorulsa şüphesiz “Hepimiz” diye cevap veririz. Çünkü herkes üzerinde yaşadığı geçici dünya hayatında rahatlık istediği gibi bunun ahiret hayatında da sürmesini hayal eder. İyi bir lisede yahut üniversitede okumak için yapmamız gereken şeyler olduğu hepimizin malumu; dersi derste dinlemeli, konu tekrarları yapmalı, disiplinli olmalı ve benzeri… İyi bir okulu kazanmak için belli şartları yerine getirmek gerekiyorsa, içerisinde ebede kadar huzur içinde yaşanılacak cennet için de bir şeyler yapmamız, belli kurallara uymamız gerekmiyor mu? Elbette gerekiyor; Namaz kılmak, oruç tutmak, güzel ahlâk sahibi olmak, muhtaçlara yardım eli uzatmak, arkadaşlarımız için güvenilir dostlar olmak (ki dostluk elde edilmiş bir akrabalıktır), sıla-i rahimi terk etmemek gibi…

 

Kavramlar değirmeni sosyal medya

Çocukluğumda akraba ilişkileri daha sıkıydı diyebilirim. Bırakın akraba ilişkilerini, komşuluk münasebetleri bile ayda en az bir kez tekrarlanan ziyaretlerle sürekli sıcak tutulurdu. Hatta birkaç mahalle ötemizde yaşayan, tanımadığımız insanların taziyelerine katıldığımızı dahi hatırlarım.

Geçenlerde çocukluk arkadaşlarımdan biriyle telefonda konuşuyorduk. Kendisi aynı zamanda akrabamdır da. Gel gelelim onu genellikle ben arardım. Görüşmemiz sırasında “Sen sıla-i rahime dikkat ederdin. Neden beni aramıyorsun kardeşim, bir hatam mı oldu? Yoksa bilmediğim bir sıkıntın mı var?” diyerek bunun nedenini sordum. Öyle ya,  aşamadığı bir sorunu ya da bir hastası olabilirdi, onu akrabalarını aramaktan alıkoyan. Belki de hayatın hızına ayak uyduramayıp kendini bir köşeye bırakan boş vermişler kervanına katılmıştı, kim bilir…

Yazının devamı Genç Okur’un Aralık 2018 sayısında…