Aruz’un Ritmini Duy

Genç Okur - Şiir Dersleri

Şiir Dersleri / Ali Sözer

 

Şiir Dersleri’nde baştan beri ses ve kelimeler ile şiir arasındaki irtibattan bahsediyoruz. Çünkü şiirin ana malzemesi ses ve seslerden meydana gelmiş kelimelerdir. Yani şiirin dünyasına girmenin ilk kapısı, kelimelerdir. Daha sonra da edebî sanatlardır. Aslında edebî sanatlar da sesler ve kelimelerle alakalıdır. Sadece daha çok mana tarafıyla ilgilenirler. Dolayısıyla şiiri hem şekil hem de mana yönünden tanıyabilmenin, tadabilmenin kapısı kelimelerdir.

Şiirin öncelikle ses ve kelimelerle irtibatı heceleri üzerindendir. Bu bütün diller için geçerlidir. Şairler, kelimeleri hecelerine bir tuğla gibi, ebadına göre mısrasına yerleştirir. Yerleştirirken de hem kelimenin içerdiği sesleri/harfleri hem de çağrıştırdığı manaları dikkate alır. Bu iki unsur, şiirin tesiri ve uzun süre yaşamasında ve anlaşılmasında doğrudan etkilidir.

Şairlerin kelimeleri hece sayılarına göre kullanması, zaman içerisinde belirli ölçülerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Şairler, bu ölçülere göre şiir söylemiştir. Eldeki ölçüleri yetersiz buldukça, yeni ölçülerle şiir kalıplarını genişletmişlerdir.

Türkçe’de, dilimizin yapısına uygun olarak, hece ölçüsü kullanılmıştır. İlk şiir ölçüsü budur. Fakat İslâm’ı din olarak kabul ettikten sonra Arapça ve Farsça üzerinden aruz şiir ölçüsü de kullanılmaya başlanmıştır. Aruz vezni, ilk olarak Araplar arasında kullanılmış bir ölçüdür. Kaynaklarda anlatıldığına göre Arapçanın fıtratına münasip bir şekilde, devenin uzun ve kısa adımlarından ilham alınmıştır. Bu ritmik şiir kalıbı da aslında hece sayısına bağlıdır. Fakat Türkçedeki hece ölçüsü sadece hece sayısı üzerine kurulu iken aruz vezni, uzun ve kısa heceleri dikkate alarak hece sayısını belirler. Yani hece ölçüsünde sadece hece sayısına bakılır. Aruzda ise hece sayısı kadar hecenin yapısı da önemlidir. Özellikle Türkçede olmayıp Arapça ve Farsçada olan uzun heceler, aruzun ritmini, şiire katkısını artırmaktadır. Türkçede de asırlar içinde Arapça ve Farsça ile ilişkisi üzerinden uzun heceli kelimeler ortaya çıkmış, şairler aruz veznini çok başarılı bir şekilde kullanmışlardır. Öyle ki Arapça ve Farsçada kullanılan kalıpların üzerine Türkçeye özel aruz kalıpları da bulunmuş, kullanılmıştır.

Yazının devamı Genç Okur’un Aralık 2018 sayısında…