Özgürlük Rüyası, Tutsaklık Kâbusu

Genç Okur - Özgürlük Rüyası Tutsaklık Kâbusu

Dosya / Dr. Güzin Zeynep Doğanyer

Bir Kereden Çok Şey Olur

Bağımlılık tekrar tekrar  üzerinde durduğumuz ve dergimizde sıkça yer verdiğimiz konulardan biri. Bunun sebebi de bağımlılığın çağımızın en tehlikeli ve en sık görülen hastalıklardan biri haline gelmiş olması. Gelin meseleyi teknik olarak ele alalım.

Bağımlılık nedir?

Kişinin hayatını olumsuz yönde etkilemesine rağmen bir maddedin kullanımına devam edilmesinde ısrarcı olma, maddeyi kullanmadan yapamama halidir.

 

Dosya / Mustafa Yıldız

Bağımlılık Bir Var Olma Biçimi mi?

Bağımlılığı böylesine afili bir cümlenin içerisine yerleştirmek pek çoklarınca garipsenecektir, hatta tepkiyle karşılanacaktır. Çünkü bağımlılık, en basit tabiriyle pis bir şeydir. Evet, aşırı zararlı ve pis bir şeydir. Hatta çok kötüdür, öyle böyle değil. Peki, sosyal medya bağımlılığı neden bu kadar şirin gösteriliyor, hiç düşündük mü?

Merhaba sosyal varlık, nasılsın?

İnsanın tabiatı itibariyle sosyal varlık oluşu, onun hayatta kalabilmek için diğer insanlara muhtaç oluşu anlamına gelir. Hem madden hem de manen. Mesela beslenme, barınma ve güvenlik ihtiyacımız bizleri o denli sosyalleştirmiştir ki devletler kurdurtmuştur. Öte yandan aile kurmak, dost meclislerine katılmak, din kardeşliği, cemaat kardeşliği gibi daha üst yapıların içerisinde yer almak; inanç, sevgi, saygı, merhamet, takdir görme, mutlu olma, anlama ve anlamlandırma gibi manevi ihtiyaçlarımızı karşılarken de diğer insanlara olan muhtaçlığımıza işaret eder. Yani her anlamda var olma ihtiyacımıza…

 

Dosya / Müzeyyen Yıldız

Nasıl Sosyalleşeceğimizi Öğrendik, Şimdi Uygulama Vakti!

Başarılı olmak, takdir edilmek, değer görmek, beğenilmek, sevilmek hepimizin ihtiyacı. İnsanın en temel ihtiyaçlarını ve yumuşak karnını, yani zafiyetlerini, korkularını çok iyi analiz etmiş teknoloji üreticileri elbette pazarlarını bu veriler ışığında kuruyor. Yazılan online oyunlar, sosyal medya uygulamaları, reklamlar ve hatta logo tasarımları… Hepsi bizleri kendine çekip başka bir şey düşünmeye fırsat vermeyecek, üstelik bunu yalnızca bir kerelik değil, sayısız kez gerçekleştirecek şekilde tasarlanıyor, ince ince hesaplanıyor. Silikon Vadisi dediğimiz üretici konumdaki teknoloji devleri, tam olarak bu yüzden kendi çocuklarını bugün her birine ulaşmak için ciddi meblağlar ödediğimiz ürünlerden, dijital dünyadan uzak tutuyor. Sorunun cevabı burada saklı aslında… “Kendimizi bu dijital dünyadan, ekran bağımlılığından nasıl ve ne ölçüde koruyabiliriz?” sorusunu cevaplamadan, “Biz nasıl bu hale geldik?” diyemeyiz. Çünkü başarı, ekran bağımlısı olmak değil, hiç düşünmeyin ve bırakın kendinizi ‘timeline’ın akışına. Çok geçmeden bağımlısı olmak işten bile değil. Asıl başarı, buna ihtiyaç duymadan yaşamak. İşte, farkındalık burada başlıyor. Peki, siz hangisi olmak istersiniz?

 

Dosya / Muhammet Emin Oyar

Farklı Açılardan Sosyal Medya Bağımlılığı

Dört duvar arasına tıkılmış hayatlar

Artık ciltler dolusu kitapları cebimize sığdırabiliyoruz. Sadece kitaplar mı? Dünya cebimizin içine girmiş vaziyette. Dünya, cebimizdeki cihaza girdiğine göre bir şeylere ulaşmak için çaba sarf etmemize de gerek kalmadı. Ve bu durum bizi dört duvar arasına sıkıştırdı. Artık dışarıya çıkıp bir şeyleri tecrübe etme ihtiyacı hissetmiyoruz. Zaten istediğimiz her şeye o küçücük ekrandan ulaşabiliyoruz. Yemeğimizi bile oradan sipariş edip kapımıza getirtebiliyoruz. İstediğimiz bir bilgiye anında ulaşabiliyoruz. Canımız sıkıldığında ferahlamak için mis gibi manzara fotoğrafları ve videolarıyla rahatlayabiliyoruz. Kuşların sesleri, efil efil esen rüzgâr ve güzelim toprak kokusu… Durun bir dakika! Ben rüzgârı ya da toprağın kokusunu hissedemiyorum. Bu konuda teknolojinin gelişmesini beklersek vay halimize… Demek ki sanal âlem bize sahte bir dünya sunuyor, bir o kadar da eksik. O eksikliği tamamlamanız için de kapıyı aralamanız gerekiyor. Ee insan sosyal bir varlık sonuçta!

Dosya yazılarının devamı Genç Okur’un Mart 2019 sayısında…