Kendini Yiyip Bitirmek: Hased

Genç Okur - Güzel Ahlâk

Güzel Ahlâk / Sulhi Ceylan

Adamın biri Hz. Musa’nın -aleyhisselam- yanına gelip ona: “Ya Musa sen peygambersin, duan kabul olur. Benim bir tane öküzüm var. Onunla tarlayı sürmek zor oluyor. Şöyle iki tane olsa da sabanla rahat sürsem şu tarlayı” der. Hz. Musa, Tur Dağı’na çıktığında: “Ya Rabbi, sence malumdur, adamın biri böyle böyle bir şey istedi, huzurunda zikredilmez ama peygamberim, elçiye de zevâl olmaz” diyerek adamın isteğini Allah Teâlâ’ya arz eder. Cenâb-ı Hakk: “Git söyle, Rabbim duanı kabul etti, de. İstediğini kabul etti ama bir şartla: Komşuna da bir tane verecek.” Hz. Musa gider adama bunu söyler: “Allah duanı kabul etti, sana bir öküz, komşuna da bir tane öküz verecekmiş.” Adam: “Ne? Komşuma da mı! İstemiyorum, ya Musa! Bana da vermesin ona da vermesin!” der. Hz. Musa adamın bu cevabına çok şaşırır ve: “Adam sen delirdin mi?” der. Bu kez adam: “Ya Musa, ne olur Rabbinle konuşursan söyle, şu an bende olan öküzü de alsın, yeter ki komşuma vermesin” diyerek feryad eder. İşte hasedin insanı düşürdüğü durum.

 

Hased nedir?

İnsanın en meşhur tanımlarından biri “sosyal bir varlık” olduğudur. Hayata bir toplum içinde gözlerini açan insan diğer insanlarla sürekli temas halindedir. Ancak hased bu ilişki biçimlerinden en sağlıksız olanıdır. Peki, nedir hased?

Yazının devamı Genç Okur’un Mart 2019 sayısında…