Dişlerimiz Para Etmeyince Ciğerimizi Söktüler

Genç Okur - Viraj

Viraj / Aydoğan K

 

Vücutta bir hastalık ortaya çıktığı zaman hem vücudun otokontrol sistemi devreye girip hastalıkla savaşır hem de alınan ilaçlarla veya cerrahi müdahale ile bu hastalık süreci önlenmeye çalışılır. Peki, düşünce sistemimize, yüreğimizin derinlerine, ruhumuzun dibine sinen hastalıklara karşı nasıl savaşacağız? Üstelik bu hastalıklara kendi ayaklarımızla koşa koşa gitmişsek! Üstelik bu hastalıklara sahip olmayı bir statü ve kıymet ölçüsü görmüşsek! Üstelik bu hastalıkları üzerimizde taşırken mutlu-mesut pozlar vermişsek! Şilili aktör ve yönetmen Alejandro Jodorowsky, bir röportajında şöyle demişti: “En büyük hastalık, kendiniz olmak yerine başkalarının istediği ‘şey’ olmaktır.”

Kimsenin kendi olmadığı, herkesin ‘herkes’ olduğu bir kâbus. Tıpkı kâbuslarda yaşanan gibi; kaçmak istiyorsun ama ayakların kıpırdamıyor, bağırmak istiyorsun ama sesin çıkmıyor. Narkoz verilmiş gibi, bitkisel hayata girmiş gibi, kefenlenmeden mezara gömülmüş gibi… Nefes alıyorsun ama aslında yaşamıyorsun. Düşünüyorsun ama farkında değilsin. Görüyorsun ama hissedemiyorsun. Duyuyorsun ama anlamıyorsun. Çünkü sen 2018 yılında, Dünya isimli bir gezegendesin.

Yazının devamı Genç Okur’un Mart 2019 sayısında…

Paylaş