Çanakkale’ye Nereden Bakmalı?

Genç Okur - İşin Doğrusu

İşin Doğrusu / Ali Bağcı

 

Atalarımız tarih boyunca maddi ve manevi değerlerini koruma adına çeşitli savaşlara katılmış ve bu uğurda canını seve seve vermekten asla geri durmamıştır. Geçmişimize dönüp baktığımızda mertebelerin en yükseklerinden olan şehitliğe adeta koşa koşa giden birçok yiğidin hikâyelerini görüyoruz. Zaman her ne kadar değişse de her ne kadar acayip modern bir yüzyılda yaşasak da çeşitli ülkeler arasında hâlâ kanlı savaşlar yaşanıyor ve birçok kişi vatanını yurdunu terk etmeye zorlanarak çaresiz bir durumda bırakılıyor. Eskilerin hikâyeleri yok artık. Çünkü birlik de yok dirlik de…

 

Zulüm haritası

Şimdi biraz duralım ve özellikle gözümüzün önünde cereyan eden savaşları biraz düşünmeye çalışalım. Kimler kimlerle savaşıyor ve kime ne oluyor? Aklımıza direkt Suriye, Filistin, Irak, Yemen gibi hemen hemen her gün gündem olan ülkeler akla geliyor. Peki, bu ülkelerin müslüman yurdu olmalarına ve sürekli müslümanların ölmesine, dünyanın buna sessiz kalırken müslüman olmayan ülkelerdeki tek bir vatandaşın ölümüyle ayağa kalkmasına ne diyorsunuz?

Evet, gerçekten de durum bundan ibaret işte. Hep müslüman kardeşlerimiz zulme uğruyor. Hep aciz durumda kalan müslümanlar oluyor. “E hocam biz ne yapalım? Söyle hadi” diyorsunuz tabi. “Hadi çarşıyı toplayın hep beraber kavgaya gidiyoruz” demeyeceğim merak etmeyin. Bir yerde zulüm, haksızlık ve gözyaşı varsa millet olarak dünyada buna karşı çıkacak ender ülkelerden biriyiz. Bu bizim genlerimize işlemiş durumda. Ama maalesef günümüzde işler sadece beden gücüyle değil beyin ve teknoloji gücüyle ilerliyor.

Yazının devamı Genç Okur’un Mart 2019 sayısında…