Menkıbelerden Hisse Çıkarırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Genç Okur - Arifler Yolu

Arifler Yolu / Sıddık Sarıdağ

Yaşadığımız çağ tam da ‘büyüsü bozulan bir dünya’yı anımsatıyor. Köroğlu’nun “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu” deyişi gibi… Yani elle tutulan bir silah üretilince, yürekteki gözle görülemeyen mertlik ruhu kayboldu. Çağımızın ürettiği teknoloji de bu büyülü dünyamızdan kopardı bizi. Okuduğumuz menkıbeleri anlamakta güçlük çeker olduk. Bırakın anlamayı, çoğu zaman menkıbeleri sıradışı görerek gerçek olmadıklarını düşünüyoruz. Sanki birer mitoloji, efsane ürünüymüş gibi kabul ediyoruz. Hatta öyle ki “Hz. Musâ’nın -aleyhisselâm- asası acaba gerçekten yılana dönüşmüş mü? Denizi ikiye ayırmış mı?” ya da “Hz. İsâ -aleyhisselâm- ölüleri diriltmiş mi?” diye sorular sorarak günden güne Kur’an-ı Kerim’e olan imanımızı zayıflatmaya çalışanlar bile var!

 

Kur’an ve hadiste yer alan menkıbeler hikâye değildir!

Halbuki Kur’an-ı Kerim ve sahih hadis-i şeriflerde geçmekte olan her tür kıssa ve menkıbe bizim için gözle görülüp elle tutulan her şeyden daha gerçektir. Bu kaynaklarda geçen her tür kıssa ve menkıbeye aklımız almıyorsa bile kalbimizle iman ederiz. Bunların tarihî gerçekliğini sorgulamak modern bir hastalık ve kaynağa olan güvensizliktir.

Yazının devamı Genç Okur’un Şubat 2019 sayısında…